Çocukluk Döneminde Beden ve Zeka Gelişimi

  1. Beden ve Hareket Gelişimi

Çocuklarda ilk yılda görülen hızlı büyüme ve gelişim, ikinci yaştan itibaren giderek yavaşlamaktadır. İlk yılda görülen %50’lik boy uzunluğu artışı, 2-3 yaşlarında ortalama 10 cm, 4-5 yaşlarında da ortalama 5-6 cm kadar uzayarak de­vam eder, 6-7 yaşlarında boy uzunluğunda biraz fazla artış  olmasına rağmen, ergenlik çağına kadar hızlı, ani bir büyüme görülmez: yavaş fakat süreklilik gösteren bir büyüme vardır. Aynı biçimde, ağırlık da boy uzunluğuna benzer bir gelişim gösterir. İlk yıldaki hızlı artış giderek yavaşlar. İki yaşında 3,5 kg, 3 yaşında 2,5 kg, 4-5 yaşlarında da ortalama 1,5-2 kg kadar daha artış gösterir.

Çocuk, bu evrede motor (hareket) gelişimi bakımından hızlı bir ilerleme ve değişiklikler içindedir. Yürümeye ve koşmaya başlayan bir çocuk beden kısımlarını kullanıp aralarında koordinasyon sağlayarak, yeni ve daha karmaşık beceri ve hareketlerde bulunur. 3-4 yaş arası ayak parmak­larıyla yürüyebilir, kolayca geri geri gidebilir ve iki yaşına oranla daha düzenli ve dengeli basar. Ayaklarını değiştirerek yardımla merdiven çıkabilir, üç tekerlekli bisikleti sürebilir. Ani dönüşleri becerir ve koşma başarısı artar. Dört yaş çocuğu enerjiktir. Sıçrama, atlama, tırmanma atma ve bisiklet pedallarını hızla çevirme gibi bütün beden hareketlerini zevkle yapar. Koşma, aniden durma, tekrar koşma ve aniden geriye dönme gibi becerileri başarır.Ayakdeğiştirerek kendi başına merdiveni çıkabilir. Yine yardım edilirse, uzun bir merdiveni ayak değiştirerek inebilir.

4-5 yaş arasındaki çocuk adımlarını yetişkin düzeyindeki gibi normal ve dengeli basar. Ayrıca tek ayak üzerinde atlama, zıplama, ip atlama ve topu atıp tutma gibi faaliyetlerde bulunabilir, öğretilirse, çocuk bu yaşta basit bir müzik aletini de çalabilir. 5-6 yaşlarına gelen bir çocuğun denge becerisi artar ve iki tekerlekli bir bisikleti sürebilir.

2- Zeka Gelişimi

2-7 yaşları arasındaki evreye İşlem Öncesi Evresi adı verilir Bu evrede çocuk sembolik düşünmeye başlar. Eylemlerinde imaj ve sembollere yer verir. 2-4 yaşları arasında nesneleri sembollerle kullanır. Örneğin, elindeki oyuncak bir bebek ile canlıymış gibi konuşur. Bindiği bir sopa ile bir atmış gibi dolaşır.

Piaket, 2-4 yaşları arasındaki evreye Kavram Öncesi, 4-7 yaşları arasındaki evreye de Sezgi Evresi adını verir. Çocuk, 2-3 yaşlarında belirli renk ve objeleri bir araya getirip toplayabilir ancak bu, kavramsal bir gruplandırma değildir. Her ne kadar 3 yaş çocuğu sembolik olarak düşünse de, bunu kavramsal ve kurumsal olarak organize bir biçimde ifade edemez.

3-4 yaşındaki bir çocuk, dış dünyayı sembolik olarak canlandırabilir. Yetişkin ve yaşıtlarıyla kolayca etkileşime girebilir. Ancak, zihnindeki düşünceleri kendi üzerinde yoğunlaşmıştır, benmerkezcidir (Ego-santrik). Dış dünyaya başkalarının gözüyle bakamaz. Başkalarının farklı düşüncelere sahip olduklarını kavrayamaz. Piaket bu dönemden mantık öncesi olarak söz eder. Bu dönemde çocuk, işlemleri tersine çeviremez ve dönüştürme yapamaz. Nesneyi gördüğü ve algı­ladığı biçimde değerlendirir. Bu dönemde çocuğun mantıksal düşüncesi gelişmemiştir. Değişmezlik ilkesini henüz kavramış değildir, örneğin, çocuğa büyüklük ve ağırlık bakımından iki eşit hamur top verildiğinde, çocuk bunların büyüklük ve ağırlık bakımından eşit olduğunu söylediği halde, çocuğun gözü önünde bu hamur toplardan birinin şeklini değiştirilip ince uzun bir hale getirildiğinde, çocuk bu hamurun daha büyük ve ağır olduğunu söylemektedir. Yine, çocuğun gözü önünde ince uzun ve kısa geniş iki kaba birer bardak su konulduğunda, çocuk ince uzun kapta daha çok su okluğunu söylemektedir, çünkü burada çocuk, nesnenin görünüşünün etkisi altındadır ve mantıksal olarak düşünmemektedir.

İşlem öncesi dönemde sayı, renk, büyüklük, ağırlık ve zaman gibi kavramlar çok ilkeldir. Çocuğun sayı sayması baş­langıçta ezber yolu ile olur. Örneğin, çocuğun sayı sayması baş parmaktan sayılarak öğretilmişse, küçük serçe parmaktan sayması istendiğinde, “Hayır, bu bir değil,” diyerek baş par­mağı bir olarak gösterecektir. Burada sayı saymayı nesneden ayrı, soyut bir kavram olarak düşünmemektedir. Zaten bu dönemde çocuk, nesneleri basit isimleriyle değerlendirir. Soyut değil, somut olarak düşünür. Örneğin, ağırbaşlı adam dendiğinde, adamın başının ağır olduğunu; yüzsüz adam den­diğinde adamın yüzünün olmadığını hayal eder.

Yine bu evrede, çocuk basit, küçük muhakeme ve kı­yaslamalarda bulunur, fakat bunlar mantığa dayanmaz. Örne­ğin, araba ve bisikletin insanlar tarafından hareket ettirildiğini düşündüğünden cansız olduklarını bilir. Buna karşılık, ay ve güneşin kendi başına hareket ettiğini düşündüğünden canlı oldukları sonucuna varır. Burada çocuk, ayrıntıları düşünmeden genelden genele benzetmeye gitmektedir. Bu, onun düşüncesinde bir gelişme olduğunu, fakat mantığa dayan­madığını gösterir.

Çocuk, 2 yaşından sonra dilini daha iyi kullanmaya baş­layınca daha iyi yorum yapar, daha iyi resim çizer, daha çok soru sorar, konuşur ve öğrenme isteğinde bulunur. Bu şekil­de, düşünce ve kavramlarında giderek daha çok ilerleme ve yaygınlık görülür. Üç yaş çocuğu, resimlerini daha çok kara­lama şeklinde yaparken, 4 yaş çocuğu resimlerinde semboller kullanır ve hayal eder. Örneğin, bir hortum çizerek bunun fil olduğunu söyler. Çocuk, 5 yaşında resimlerini daha belirgin ve anlamlı yapar. Çizdiğini yorumlar, bilmiyorsa bilmediğini söyler. Beş yaşındaki bir çocuk sayı sayabilir. Sağını, solunu öğrenebilir. Ancak, karşısındaki kişinin sağını, solunu ayırt edemez. Yine, 5 yaş çocuğu kitaptaki yazılı sembollerle sözler arasında bir ilişki kurabilir. Okunan bir hikayeyi aklında tutabilir ve tekrar edebilir.

Böylece, bu evre, çocuğun okuyup yazmasında ve hazırlanmasında önemli rol oynayacağı gibi, somut işlemlere geçişini de kolaylaştıracaktır. Yetişkinlerin bu evrede çocuğun sorduğu sorulara cevap vermesi, ara sıra resimli kitaplar okuması onun öğrenme ilgisini ve merakını arttıracaktır. Bu evrede çocuğa oyuncaklar alınırken, pahalı oyuncaklar yerine çocuğun çok amaçla kullanabileceği ve yaratıcılığını arttırıcı oyuncaklar tercih edilmelidir. Bunlar tahta ve plastik bloklar, geçirmeli oyuncaklar ya da mutfak eşyası gibi hayatta kulla­nılabilen benzer oyuncaklardır. Ayrıca çocuğun su, kil, kum, taş, tahta gibi doğal maddelerle oynamasına izin verilmelidir. Bu tür malzeme ve oyunlar çocuğun hem zeka hem de sosyal gelişimi bakımından yararlıdır.

Reply